Akıntıya Kürek Bir Büyükelçinin Anıları...

Yazar : Kamuran Gürün
İsbn : 975506138x
Yayın Tarihi : Mart, 1994
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 276
Ölçü : 13,5 x 19,5 cm
Yayınevi : Milliyet Yayınları

Hatırat yazmak Türkiye'de hala yerleşmemiş, alışılmamış, hatta yadırganan bir adet. Hatırat, ilk bakışta, yazanın kendisini methetmesi, ya da hakkındaki çeşitli eleştirileri cevaplayarak aklaması şeklinde yorumlanıyor. Büyük devlet adamları söz konusu olduğunda, belki bu iki hususun da hatırat içinde belirli bir yeri olduğu kabul edilebilir. Ama asıl maksat tarihe bir bilgi bırakmaktır. Bir ülkenin yönetiminde, milletler arası olaylarda, birinci derecede rol oynamış kişilerin, değişik konulara bakış açısı ve bunların yönlendirilmesindeki davranışları çok kere arşiv vesikalarına geçmemektedir. Bunun sonucu olarak da belirli bir olayda ön planda bulunan kişilerin aldıkları kararların sebeplerini anlayabilmek mümkün olamamaktadır. Tarihle uğraşan bir kişi olarak, özellikle Türkiye'nin 1923'ten bu yana yaşadığı olayları tespite çalışırken bu sıkıntıyı defalarca hissettim. 1923-1950 yılları arasında, Türkiye'nin iç ve dış politikasında hâkim durumda bulunanlar, söz sahibi olanlar hiç de fazla kalabalık değildir. Ama bunların arasında hatıratını yazmış olanlar ne kadar az. Kendileriyle birlikte, ancak kendilerinin bildikleri hakikatleri de alıp götürdüler. Hâlbuki o bilgilerin, bu milletin malı olması, nesilden nesile aktarılması, araştırıcıların başvuracakları kaynakları oluşturmaları gerekirdi. Artık bu kaynaklardan ebediyen mahrumuz. Hatırat işte bu bakımdan, adeta bir tür görev sayılacak niteliktedir. Bunun içindir ki Batıda bütün devlet adamları, görevden ayrılır ayrılmaz, ilk iş masa başına oturup hatıralarını kaleme alırlar. Milletlerin hayatlarında ön planda rol oynamış devlet adamları için geçerli bu hususların kuşkusuz bana uyan tarafı yoktur. Ben nihayet, memuriyetin en üst kademesine kadar gelmiş bir kişiyim, ama hiçbir zaman Türk devletinin herhangi bir konudaki kararının alınmasında doğrudan bir rolüm veya sorumluluğum olmadı. Bununla beraber vazife icabı bu tür kararların alınışında zaman zaman hazır bulunuşum...
******