Abdülhak Şinasi Hisar'ın İstanbul'u

Yazar :
İsbn : 9789944370639
Yayın Tarihi : Ağustos, 2008
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 183
Ölçü : 24 x 28,5 cm
Yayınevi : İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür A.Ş.
Bahsi Geçen : Abdülhak Şinasi Hisar

Şehirler evler gibidir, içinde yaşayanların ruh halinden, hayata bakışından izler taşır. Yüzyıllar boyu çeşitli kültürlere ev sahipliği yapmış olan İstanbul da üzerinde bu yaşanmışlığın izlerini taşımaktadır. Belki de bu nedenle yüzyıllardır dünyanın gözbebeğidir. Her değişimde şehrin ruhu da değişir, tazelenir; ancak geçmişin izlerini de taşıyarak. Boğaziçi'nin tarih sahnesinde görünmesi İstanbul kadar eskidir, fakat kendi tabiatına uygun biçimde yaşanılır bir yer halini alması yani Boğaziçi kimliğini kazanması, sarayları, yalıları, mehtap âlemleri ve kayık gezintileriyle kendine has hususiyetleri olan bir medeniyet haline dönüşmesi İstanbul'un fethinden sonradır. N e yazık ki zamanla bu medeniyet yerini yıkılmış yalılara ve kömür depolarına bırakmak zorunda kalmıştır. Bugün o Boğaziçi hayatı ancak yazarlarımızın eserlerinde yaşamaya devam etmektedir. İstanbul ve Boğaziçi Türk edebiyatında çeşitli biçimlerde ele alınmıştır, ancak Abdülhak Şinasi Hisar'a kadar Ruşen Eşref Ünaydın'ın Boğaziçi Yakından adlı eserinden başka Boğaziçi'nin gündelik hayatına ayrıntılı bir biçimde değinen, Boğaziçi'nin hususiyetlerini anlatan bir eser yoktur. Zaten Abdülhak Şinasi Hisar'ı Boğaziçi hakkında yazmaya iten düşünce de budur. O, Boğaziçi'nde yaşanan hayatın unutulup gitmesine engel olmak ister. Bu nedenle eserlerinde çocukluğunun geçtiği Rumeli Hisarı, Kanlıca, Çamlıca gibi Boğaz semtlerinin hususiyetlerini ve Boğaziçi yaşantısını kaleme alır. Hatta Boğaziçi Mehtapları ve Boğaziçi Yalıları adlı eserlerinde sadece Boğaziçi'ni anlatır. Onu bu konuda yazanlardan ayıran en önemli fark, Boğaziçi'ni İstanbul'dan ayrı, kendine has özellikleri bulunan bir medeniyet olarak tanımlamasıdır. Abdülhak Şinasi Hisar'a göre Boğaziçi asıl kimliğini Osmanlı Türkleri döneminde bulmuştur. Hatta Boğaziçi için "Boğaziçi Medeniyeti" kavramını ilk kez kullanan Abdülhak Şinasi Hisar'dır.
******