500 üncü Fetih Yıldönümü Hatırası Olarak Hazırlanan İstanbul İçin Şiirler

Yazar : Murat Uraz
Yayın Tarihi : 1953
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 152
Ölçü : 14 x 20 cm
Yayınevi : Türk Neşriyat Yurdu

Kendisi bir şiir olan İstanbul'u şairler tabii olarak fetihten sonra ele almağa başlamışlardır. Gezme yerleri, köşkleri, bahçeleri ve çiçekleri, şiddetli kışları, baharının güzellikleri, mehtapları, bayramları, ramazanları, camileri ve minareleri, sarayları, sebilleri ve çeşmeleri, türbeleri, hamamları, kaleleri, kasidelere, gazellere ve şarkılara tarih ve kitabe manzumelerine konu olmuş ve İstanbul'un toplum hayatına ait bazı olaylarla, kahve, tütün ve içki yasağı gibi hareketlerin biraz da mizahi bir eda ile şiirde akisleri görülmüştür. Bununla beraber, dünyanın gözü ve gönlünün takılı bulunduğu bu şehir üzerinde gereği kadar işlenilmiş denilemez. Divan edebiyatı devrinde; İstanbul nesir yazılarda çok yer almamıştır. Tanzimat'tan sonra ise, Namık Kemal'in, Recaizade Ekrem'in, Sami Paşazade Sezai'nin romanlarında, serveti-i Fünun romanında, Hüseyin Rahmi'de ve Ahmet Rasim'de; bahçeleri, binaları, mahalleleri ve çeşitli tipleriyle canlandırılmıştır. Son devrin genç şairleri İstanbul'la fazla ilgilenerek; toplum hayati muhtelif yönlerinden daha realist bir görüşle şiirlerinde göstermektedirler. Divan şairleri dış hayatın tasvirlerine geniş yer veremezler, tabiatın güzelliklerini dahi anlatırken; klişelermiş tabirlere, muayyen mazmunlara, her zaman tekrarlanan mefhumlara bağlı kalmaktan kendilerini kurtaramazlardı. Bu arada nadir olarak ve bir dereceye kadar bu hududun dışına çıkmağa çalışanlar; farklı bir sanat havası içinde görüş ve duyuş hususiyetleri gösteren eserler ortaya koymuşlardır. Şimdi, yukardaki kayıt altında bulunan divan şairlerine göre genel olarak İstanbul nedir? Sünbülzade Vehbi şöyle diyor: Stanbul cümle âlemden ibaret başka âlemdir Acem nısf-ı cihan tabir eder gerçi Şifahane Beşiktaşın olursa münakis tasvir-i dilcusü Olur senk-i hacaletle şikeste ayinehane.
******