1964 Türkiye Yıllığı

Yazar : Atilla Karsan, Oğuz Akkan
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 396
Ölçü : 13,5 x 19,5 cm
Yayınevi : Gün Matbaası

Denizcilik Bankası Kıyı Emniyeti İşletmesi senelerden beri, daha doğrusu kurulduğundan bu yana denizcilerin "Kurtarıcı Meleği" olarak çalışmaktadır. Bilhassa azdığı zaman bütün deniz vasıtaları için korkulu rüya halini alan Karadeniz sahillerine Kıyı Emniyeti'nin kurmuş olduğu "Can Kurtarma" istasyonları şimdiye kadar binlerce gemicinin yeniden hayatlarına kavuşmalarını sağlamıştır. İstasyonlarda 20-25 kişilik kurtarma ekipleri gece gündüz demeden devamlı nöbet beklerler. Bozuk havalarda rotasını şaşıran, arıza yapıp kayalara düşen veya kuvvetli dalgalara dayanamayıp batmaya yüz tutan irili ufaklı her türlü teknenin personelini hayatları pahasına kurtarmaya çalışırlar. Vasıtaları can kurtarma sandalları ve roketleridir. Sandallarının gidebildiği yerlerde kazaya uğramış denizciler motor, gemi veya şileplerinden alınarak istasyona getirilirler. Şiddetli denizle türlü güçlüklerle mücadele ederek soğuktan donmak üzere olan denizciler kurtarıldıktan ve istasyona getirildikten sonra Kıyı Emniyeti mensuplarının ikinci vazifeleri başlar. O da kurtarılan denizcilerin tedavileri ve hiç olmazsa birer sıcak çay içebilmeleridir. Ayrıca kimi baygın kimi yaralı vaziyette kurtarılanların ıslak üstleri değiştirilir. Yün kazaklar fanilalar verilir ve bir insana gösterilecek bütün ihtimamı burada görebilirsiniz. Fedakar Kıyı Emniyet'çilerin ikinci can kurtarma vasıtaları da roketleridir. Sandalları ile gidemeyecekleri bir yerde kazaya uğramış bir vasıta varsa, sarp yerleri dinlemeyerek katırlarına yükledikleri halat ve roketleri ile geminin hizasındaki bir noktaya gelirler. Oradan roketleri ile gemiye attıkları halatların üzerinde kaydırdıkları can tulumları vasıtası ile bütün personeli havadan karaya naklederler. Böylece hayatları kurtarılanlar kurtarıcıları ile birlikte ve hatta bazan kurtarıcılarının omuzlarında istasyona kadar gidebilirler. Bu istasyonlar Karadeniz'in bilhassa en sarp yerlerine ve gemiler için en tehlikeli olan mıntıkalarına yerleştirilmiştir. Tahlisiyeciler bütün bir kış mevsimi dört hatta beş ay ailelerini görmeden, izin yapmadan devamlı olarak nöbettedirler.
******Oğuz Akkan

Oktay Aras Kitaplığındaki Oğuz Akkan, Atilla Karsan Kitapları (3)