100 Soruda Türk Felsefesinin Boyutları

Yazar : Nermi Uygur
Yayın Tarihi : Ekim, 1988
Dil : Türkçe
Sayfa Sayısı : 176
Ölçü : 13,5 x 19,5 cm
Yayınevi : Gerçek Yayınevi

Hemen söyleyim: Türk Felsefesinin Boyutları, işlediğim konu-çevresini tastamam dile getirmiyor. Neyin üzerine eğildiğimi, bunu hangi açıdan yapmaya çalıştığımı, hangi amaca yöneldiğimi yansıtmaktan uzak. Epeyce gevşek bir adlandırma. Kımıldanma alanımı en geniş çizgileriyle, o da bir bakıma sezdiriyor. Gelgelelim kısalığından ötürü yetinmemiz gerekiyor bu adla. Yoksa uzunluğu olmasaydı, "Cumhuriyetin 50. Yıldönümünün Kutlandığı Şu Son Yılda Türkiye'de Felsefenin Geleceğine İlişkin Aykırı Düşünceler" başlığıyla çıkardım ortaya. Gene başlık olarak kullanamadım diye anıp geçmek istemiyorum bu sözleri. Konumu daha şimdiden belli bir aydınlıkta görmek için, bir ipucu olarak kullanacağım. Soru 2 - Türk felsefesi üzerinde ne tür düşünceler öne süreceksiniz? Aykırı düşünceler bu benimkiler. Şu anlamda: Okuyucuya, beklediğini, alıştığını sunmak kaygısını gütmüyorum. "Aman rahat bozmayayım; neye baksan karmakarışık zaten, bir de ben karıştırmayayım" çeşidinden bir kollamayla alış-verişim yok. İlgi toplamak, göze çarpmak için ille de aykırı görünmeye kalkışıp gülünç olmak istemiyorum. Yanlış düşüncelerim olabilir. Doğruluğuna en çok güvendiğim düşüncelerimin bile, irili ufaklı eksiklikleri bulunabilir. Kılığı etkisi hoşuma da gitse, yanlış olup olmadığından işkillendiğim hiçbir düşüncenin, çekimine kapılmamaya kararlıyım. Düşüncelerimi hiçbir şey örtbas etmeden, birlikte getirdiği sallantılarla sunacağım. İşte bundan pek çoğuna "aykırı" damgasının basılacağı apaçık; katlanmak gerek. Ne var ki bir umut beliriyor zaman zaman, gerçekleşmesi için çalışıyorum, basıncını duydukça da seviniyorum: Aykırı düşüncelerim günün birinde aykırı olmaktan çıkacak, artık yadırganmayan doğrular diye benimsenecek... Çok mu uzaklarda o gün, umduğumdan da yakın mı, kestiremem şimdiden. Kesinlikle söyleyebileceğim şu: Kendini kırdırmak istemeyen herkes, dürüstlükle "aykırı" diye nitelenen pek çok düşüncenin, aslında, "doğru"dan başka hiçbir nitelemeyi amaçlamadığını bilir.
******